 |
|
|
 |
|
|
Yeni Sayfa 1
| Necati
Sasmaz |
Necati
Sasmaz (d. 1971,Elazig), Türk sinema ve dizi oyuncusudur. Kurtlar
Vadisi'ndeki Polat rolü ile taninir.
Abdulkadir Sasmaz'in ogludur. Asil meslegi turizmcilik olan Sasmaz,
egitimini Kanada'da tamamladi. ABD'de 6 sene kalan Sasmaz, 2001 yilinda bir
süreligine ailesini ziyarete geldigi sirada geri dönüs uçak biletini 11
Eylül 2001 tarihine aldi. Amerika'da yasanan saldirilar sebebiyle uçagi
Amerika'ya varamadan geri dönen Sasmaz, sonradan ailesinin çekincesi ve
israri üzerine Amerika'ya dönmekden vazgeçti.
Hayatina Türkiye'de devam etme karari alan Necati Sasmaz, Ankara'da sigorta
acentesi açti. Çok geçmeden Istanbul'da Osman Sinav'la bir is görüsmesine
oturdu. Kendisine bir yapimin senaryo ekibinde yer almasi teklifi gelecegini
beklentisi ile görüsmeye gitti. Osman Sinav'in "Bir dizi düsünüyoruz, seni
de basrolde düsünüyorum" sözlerine, düsünmek istedigini söyleyen Sasmaz, bir
ay sonra teklifi kabul etti.
Hayatini tamamen degistirdigini söyledigi Kurtlar Vadisi projesine böyle
baslayan Necati Sasmaz, özel hayatinin kalmadigini, "Beni sadece Ankara'da
ismimle çagiriyorlar, Istanbul'da herkes Polat diyor" sözleri ile dile
getirdi.
Amerika'da kaldigi dönemde yesil kart sahibi olan Sasmaz, bedelli
askerlikten yararlanarak, askerligini 28 gün yapti. Raci Sasmaz (Kurtlar
Vadisi dizisinin senaristi) ve Zübeyr Sasmaz adinda iki kardesi vardir.
Bir röportaj...
Necati Sasmaz'a Vatan Gazetesi yazari Sanem Altan Kurtlar Vadisi'nin
hayatindaki yerini sordu.
• Kurtlar Vadisi'nde oyunculuga baslamak her seyi tümüyle degistirdi mi
hayatinizda?
Dönüm noktasi gerçekten. Ankara'dan Istanbul'a geldim. Sigorta sirketim
vardi orada. Dediler ki "Sana bir is teklifi var ama düsünmeden karar
verme." Osman Sinav bunu dogrudan söylememeyi tercih etmis; "Siz çitlatin
ben konusurum" demis. Herhalde senaryo ekibinde olmami isteyecekler diye
düsündüm; oyunculuk aklimdan geçmedi. Osman Sinav'la oturduk "Bir dizi
düsünüyoruz, seni de basrol düsünüyorum" dedi. O an Raci'yle Bahadir'in "Düsünmeden
karar verme" sözleri kafamda canlandi. Reddetmemeye karar verdim, "Bir
düsüneyim hocam" dedim. Bir ay sonra da "tamam" dedim.
• Daha önce oyuncu olmayi düsünmüs müydünüz hiç?
Hiç düsünmemistim. Geçmisimde resim çektiremezdim. Su ana kadar çektirdigim
resim 10000 civaridir. Büyük bir degisim. Hâlâ zorlandigim yerler oluyor ama
"hayir" demedim çünkü belki yillarca pisman olacaktim bu kararimdan. Dizi
basladiktan sonra benim yerimde olan kisiyi seyrederken "Ben olsaydim keske"
diyebilirdim. "Evet" demek ise daha da karisikti; nasil yapacaktim?
• Sizi en ürküten sey neydi peki?
Söhret... Insanlar bir anda söhret olup sonra bunu kaybedince kötü durumlara
düsüyorlardi. Ben de bu denklemi korumak konusunda kendimi nasil
egitebilirim diye düsündüm; "Bu donanima sahip miyim" diye sorguladim. Bir
tek seye güvendim bizim çok kalabalik bir ailemiz var. Oyunculuktan önce de
sever ve sevilirdim. Diziden sonra da yine ayni insanlar tarafindan
sevilecegimi biliyordum ve o insanlarin sevgisi bana yeterdi. Psikolojik
dengem bozulursa bana yardim edeceklerini biliyordum.
• Neler söylediler kararinizi duyunca?
Bir tek karsi çikan kardesim Raci'ydi. Ailemden herkes desteklemisken Raci
istemedi. "Ben senaryoyu yazarken çok zorlanirim, kardesim oldugu için"
dedi. Raci bunun sikintili olabilecek tarafini düsündü. Kardesim olarak
baktiginda "girme" dedi. Mutsuz olma ihtimalim onun için kabul edilemez bir
seydi, hakli olarak. Karakterimi bildigi için "sen zor ayakta durursun bu
dünyada ya da çok farkli biri olarak aralarina katilacaksin" dedi. Çünkü
benim mutlu olmam önemliydi söhret olmam degil.
• Sonunda anlastiniz mi?
Anlastik tabi... Karar verdigimi görünce zaten anlasmamak mümkün degil. Ama
bana yapilmamasi gerekenleri bir anlattilar, tam cendere... Ama sonunda,
dizilerde oynayan diger basrol oyuncularindan bambaska bir profil yarattik;
kisiligime de çok uygun. O ögütler basarili olmamami sagladi. Hayata vakur
bir durusumuz var. Oyuncu olunca da bunu devam ettirebilmem için sayisiz
liste verdiler. Elimden geldigince hepsini uyguladim. Dogru olduguna
inandigim için severek yaptim.
• Sevdiniz mi oyunculugu?
Çocukken amcam beni tuttu ve denize atti; yüzmeyi ögrendim. O bes dakikalik
mücadelede ben denizi sevdim. Hayatim boyunca denize girmeme karari da
alabilirdim. Oyunculuk da böyle oldu. O mücadelede ben oyunculugu sevdim,
seviverdim. Aslinda öyle durduk yere suya atlama çilginligi yoktur bende ama
düsersem de vazgeçmem artik. Hayatim böyle oldu. Lisedeki Ingilizce'mle,
elimde sözlük toparlanip Kanada'ya gittim birgün. Havaalaninda biletimi
kaybettim, polislere sözlükle derdimi anlattim ama 2,5 yil geri gelmeden
orada bir hayat kurdum. Dokuz aydan sonra Amerika'ya geçtim, orada yasadim.
Hiçbir sey standart bir sekilde baslamadi hayatimda yani.
• Peki, basrol teklif edilmeseydi yine cazip bulur muydunuz oyunculugu?
Basrol olmasa cazip gelmeyebilirdi.
• Ilk çekim günü ne hissettiniz?
Setteki çayci ya da figüranlar bile benden daha tecrübeliydi. Ve benim
sarhosu oynamam gerekiyordu ve bir sayfa tiradim vardi. Ezber oynamak
istiyordum ki yetenekli oldugumu göstereyim.Ama yapamiyordum. Sufle
veriyorlar, hiç olmuyor. Sonunda ezbere oynadim ama sarhosu yapamadim bu
sefer. Selçuk Yöntem'leydi ilk sahnem ve yagmur altindaydi. Ilk deneme
olmayinca, üç gün sonra tekrar bulustuk. Bu sefer yagmurlu birgün degildi.
Subat ve gece sahnesi ayrica. Itfaiyeden 7 ton su geldi yagmur için, hepsini
yuttum. Öyle bir sahne ki en ufak bir mimik hatasinda bile bastan çekilmesi
gerekiyor. Aslan Bey kafama silah dayiyor, silahin havaya ateslenmesi
gerekiyor. Selçuk Abi de silah sevmiyor, istemiyor, o da ayri gergin. Aslan
Bey baska bir sahnede bana tokat atiyor. Bir tuhaf öyle durmak zorundayim.
Tokata karsi hissedilen sey yani dogal tepki bu degil benim için.
• Neydi vazgeçmenizi engelleyen ve basarabileceginize olan inancinizi
artiran?
Bana güveniyorlardi. Ayrica ilk defa bir is için çok heyecanliydim. Bir de
çikmazlarda, üstüne gitmek gibi bir yapim vardir. Yapabilir miyim sorgusu
beni daha da atesledi. Hayatimdaki tüm insanlar gözümün önüne geliyordu.
Hepsinin aklimda kalan bir özelligi vardi. Birinin bir bakisi, bana bir
sahnede "ben de öyle bakayim" dedirtiyordu. Baska hayatlardan bir seyler
katmaya çalisiyordum. Çünkü özellikle kendimden katmaya çalisinca çok
yoruluyordum. Yapamiyordum. Yürüyemiyordum yaa. Sag ayak sol kol
kendiliginden ayni ritmi tutturur ya, ben kamera karsisinda sag ayak sag kol
seklinde yürüyordum.
• Kendinizi seyretmeyi seviyor musunuz?
Ilk 20 bölümde bence büyük bosluklarim vardi. Ilk bölüm sonunda "bu tutar
mi" diye sormustum. 6. bölümde "arkadaslar yardima ihtiyacim var" dedim.
Olmayan bir sey olursa, sanki saçim olmamis, isik iyi olmamis gibi
geliyordu. Bahane buluyordum. Sonra bahaneleri biraktim. Osman Hoca da
"Kimseyle çalisma, etkisinde kalirsin" diyordu. Ilk 20 bölümden sonra yaz
tatili oldu, ben bütün bölümleri kare kare bir daha seyrettim. Deli Hikmet'i
oynayan Erdem ve Memati'yi oynayan Gürkan'la çalistik. 20. bölümden sonra
yol katettigime inaniyorum.
• Devlet görevlisi oldugu halde mafyaya karismis birini canlandiriyorsunuz.
Bir mafya üyesi gibi hissetmeyi basarabiliyor musunuz oynarken?
Polat, alti yedi duyguyu bir arada yasayan, çeliskili, psikopat hatta. Ama
insan taraflarini ortaya çikarmaya çalistik. Bir avantajim var, ben hiç
mafya bilmiyorum. Benim mafya adami karakteri yaratmam daha kolaydi o
yüzden. Polat Alemdar olmak benim için çok zordu oyuncu olmadigim için, ama
bir taraftan da senaryonun istedigi serüvene bagli kalabiliyordum böylece.
Dünya ülkelerinin hepsinde mafya var ve devletle çok yakin iliskiler
içerisindeler diye inaniyorum. Eskiden de inaniyordum, simdi de inaniyorum.
Ama kisilerin hangi karakterlere büründüklerini daha iyi gözlemleyebiliyorum
simdi. Saglam kalabilmesi çok zor Polat gibi birinin. Adamin çelik gibi
yüregi var... Niyeti iyi. Gerçekte de böyle mi olurlar bilmiyorum. Allah
kolaylik versin o insanlara.
• Peki, dizideki rolünüz geregi insanlari öldürüyorsunuz. Cinayet aninda
katil ne hisseder diye düsündünüz mü hiç?
Devlet görevlisi Polat... Devlet için adam öldürmesi gerekiyor, öldürüyor;
katil psikolojisiyle yasamiyor. Asik ama yalan söylemis aslinda sevgilisine.
Mafya babasi ama aslinda mafya degil. Kosova'da devlet için görevli bir
adam, Mülkiyeli, sonra bir bakiyoruz mafyanin içerisinde. Disisleri
görevlisi biri mafyaya nasil uyum saglar ki. Bir bocalama dönemi geçiriyor.
Bu da tam benim oyunculuga alisma dönemime denk geliyor. Yani örtüsüyor.
Silah tutmakta da zorlanmadim poligonda atis yapan biriydim zaten. Ayrica
bizim yörenin insani silah tutar.
• Kurtlar Vadisi'nin konusu da çekici gelmismiydi size?
Bir ask hikayesiydi ilk basta. Bana yapamam gibi gelmisti. Hayatimda hiç ask
yasamadim ben. "Bu bir film gerçek degil ki" dediler. Ikna olmamistim. Sonra
bir mafya hikayesine döndü "tamam oynarim" dedim. Sanki onu yasamisim,
asktan daha iyi bilir misim gibi. Kurtlar Vadisi'nde nefis bir ask yasiyorum
simdi. Elif karakteriyle olan iliskiden çok sey ögrendim. Ask anlaminda çok
acemiydim.
• Asik olmak çok mu zor?
Arkadaslarima bakiyorum asigim dediklerinde, gözlerinin içindeki isik,
heyecanlari... Ben hiç öyle hissetmedim bir kadina. Sevdigim oldu,
begendigim oldu ama ugruna yola çikacagim kadina rastlamadim. Bana tas
kalpli, kaba adam falan derler bu yüzden. Ama eger yasarsam benden illallah
edecekler. Diziyi bile çekemezler. Beni bulamayacaklar çünkü.
• Korkuyor musunuz asik olmaktan? Sizi zayifatacagini mi düsünüyorsunuz?
Evet belki de. Bunu dile getirmisligim yok aslinda simdi size anlatiyorum.
Ama askin iyi bir sey olmadigini hissediyorum. Çünkü bünyede tuhaf
tahribatlar yapiyor. Bunlari gözlemledikçe, ask yasamak istemiyorum; kendimi
engelliyorum. Direktifler veririm kendime asik olmamak için. Asik olmaya
meyledersem hemen karsimdakinin kendime göre kusurlarini siralayip
vazgeçerim.
• Nedir sizin kadinlardan istediginiz ask için?
Kadin rezil de eder, vezir de derler ya, dogru sanirim. Amaçlarinizin
örtüsmesi lazim. Ben istedigim gerçekten bütün olmak, hatta kaba oldugum
nokta burasidir kadinlara karsi. Güven özellikle su yasadigim hayatta çok
önemli. Yalani affederim gibi geliyor. Her yerde yalan var. Yalana alistim.
Yanlisi ve eksigi düzeltmek daha zor ve daha yaralayici.
• Siz dini inançlari kuvvetli birisiniz degil mi?
Tasavvuf kültürüyle büyüdüm. Üzerimde etkisi büyüktür. Bunu hayatima hep
yansitmaya çalistim.Peygamber hayatlarini okudugumda kendimi hep onlarin
yerine koyardim. Yusuf Peygamberi düsünürdüm, Isa Peygamberi düsünürdüm.
Amerika benim için kuyuya atilmisim gibiydi ve Yusuf Peygamberi hissettim
orada. Türkiye'ye dönme karari aldim ve birdenbire starlik yolu açildi bana.
Sufilik, peygamberlerin güzel özelliklerinin insanda toplanabilmesini; güzel
ahlaki anlatiyor. En güzel örnegi de Peygamber Efendimiz'dir.
• Siz Seyid'siniz degil mi?
Dedem Ehli Tasavvuftu. Vizyonu olan ve o vizyon için misyon edinmis biriydi.
Seyid, Hazreti Hüseyin'in soyundan gelme ve Serif, Hazreti Hasan'in soyundan
gelme hirkasini tasidigi zaman bunu açiklamak bile ayiptir ama daha önce
hakkimizda çikan yazilardan sonra aslimizi söylemekten çekinmeye gerek yok
bu böyle. Her müskülün çözüldügü her sorunun paylasildigi sembolik bir
kapiydi evimiz. Insanlar gelir her seylerini dedeme danisirlardi. Onlara tek
tek ilgi gösterirdi dedem. Bizim yörede adamin inegini bile sorsan adiyla
sorarsin. Dedemin Elazig'da türbesi var Cafer-i Tayyar Sasmaz. Elazig'in
bilinen mutasavvuflarindan biriydi. Anlatiyorlar, Alevi'si, Ermeni'si,
Müslüman'i onu ziyaret etmeden, sohbetini dinlemeden, sevgisini paylasmadan
geçmezmis. Radikal Islam kesimi bundan hoslanmasa da, bunu Islam hosgörüsü
içinde paylasmis biri dedem. Insanlara ufuk açmis, isik olmus. Babaevinde de
ayni sey devam ediyor.
• Peki, bu babadan ogula geçen bir sey mi?
Mutasavvufluk babadan ogula geçmez ama baba ocagini insanlara açmaksa evet
geçer, babam da ayni sekilde insanlari kabul eder, sevgiyle dinler. Evladin
buna istegi varsa neden olmasin. Benim böyle bir tercihim yok. Sufi lideri
olmayi düsünmüyorum.
• Peki, oyunculuk egonun çok yüksek oldugu bir alan, inanciniz egonuzu
terbiye etmenizi istiyor sizden...
Oyunculuguma çok katkisi oldu. Insanlardaki zenginligi alip kendimdekini
verebiliyorum.
En son Kurtlar Vadisi Terör Filmiyle vizyonlara geri döndü
|
|
|
|
|
|
|
|
Eğlence Dünyası Güzeller Yerli Güzeller Yabancı Güzeller Mankenler yabancı mankenler eğlence, eglence,eglence ilginç haberler kız arkadaş eğlence dunyası beyazit ozturk, beyazit, beyaz,fener oyunları, okan bayulgen, beyazit ozturk,koyver gitsin beyazıt ozturk, cem yılmaz içinde ne varsa dök yalın koyver gitsin mankenler güzeller ilginç haberler Forum Ara Sinema Sohbet
Chat şairlerimiz Burçlar Mankenler şifalı Bitkiler Üniversiteler Otomobil Yeme İçme Spor Sağlıklı Yaşam Tv
Programları E-Devlet Motosiklet Yazarlarımız Gazeteler Mobil şans Oyunları Tatil Özel Günler
Teknoloji Ev Yaşam Pc- interent Biyografi Türkiye Genel Ödev Videolar , ferudun
düzağaç Eğlence nin olduğu yer kültür, sanat, videolar, resimler, geyik, spor, futbol, tarih, din, müzik,
şarkı sözleri, muhabbet, sohbet, bayan gülben ergen polat alemdar kurtlar vadisi memati abdülleyh muro
Copyright © 2008 koyver.com™ design
Sitemiz En İyi 1024 x 768 Çözünürlükte Çalışır
|
|
|